Nisan 25th, 2009

Karadenizli bir babanın Almanya’da çalışan
oğluna gönderdiği mektuptan:

| Uy sevgili uşagum, Allah’in selami
| tabiidur.
| Mektubumu çok yavaş yazayrum, Çünkim
| bilirumki,okuman zayuftur,çabuk
| okuyamazsun…
| Benden sana sual edersen, Allahuma pin
| sükür iyiyum, yeni pir iş buldum. Emrimde
| 1500′e yakin adam var, hepside sessuz
| sedasuz, kendi hallerinde… Ne iş
| puldugumu soraysan söyleyecegum patlama,
| mezarluk pekçisi oldum…
|
| Geçtigimiz hafta puraya iki tefa yagmur
| yagdu… Piri pazartesinden persembeye
| öbüride persembeden pazara…
|
| Bacin Emine bir usak doguracak, daha
| erkekmidir kizmidir pelli degil, haçan o
| yüzden saga dayi mi oldin, teyzemi oldin
| söyleyemeyrum
|
| Pahriyede askerlik yapan 10 usaguda kaybettuk.
| Pindikleri denizaltu pozulmus, motoru
| turmus, inmis asagu, denizaltuyu
| itekleyup, motorunu çalistirmak
| istemuslar…
|
| Temel emicende tükkan açtu, o da 30 a
| alduguni 25 e verir, sürümden kazaniyormus
| öyle dedu… Bizim köye findukçularun
| Temel’i muhtar seçtuk, akullu usakta…
| Geçen gün hepimizu zelzeleye karsi aşi
| etturdu. Temel hem akillidur, hemde
| dürüsttür… Geçenlerde bir taksinin
| soförü köye varmis, muhtari ariyor, meger
| yolda bir tavuk ezmis sahibini soraymus.
| Muhtar Temel tavuga pakmis, ha bu pizden
| deguldur pizum köyde yassu tavuk yoktir demis…
|
| Senin küçügün Ergin çok akullu usak çikti.
| Geçen gün tepeye varmis, elinde bir ip
| sallayip duriy. Anan uy usagum ne edeysun
| orada demis. O da heva durumuna bakayrum
| demis. Çektum oni aksam karsuma,anlat
| bakayum su hava turumu isinu dedum.
| Anlattu, meger ip sallaninca havanin
| rüzgarli olduguni; ip islanunca da yagmur
| yagduguni anlaymis. Çok akillu usak
| vesselam. Sen o yasta böyle akillu
| degildun
| Senin gönderdigun resmi alduk, pir yaninda
| bir Alman herif pir yaninda pir Alman
| karisi var, ortada da sen. Iyiki resmin
| arkasina ortadaki penum diye yazmissun
| yaksam tanimayacaktuk.
|
| Yaa iste böyle usagim. Memleçetten saga
| pol pol havadis.. Yeni havadis olursa yine
| yazarum. Baki hüdaya emanet ol. Baban

| NOT: Mektupa para koyacaktim, ama geç
| akluma geldi, zarfi kapatmisum

Posted in Kahkaha | No Comments »
Nisan 25th, 2009

Kadının Erkekten 100 Farkı

1.Sigaradan sararmış bıyıklarımız yok…
2. Arabamızın yolda patlayan lastiğini değiştirmeyi bilmesek de olur.
3. “Ya kalkmazsa?”
4. “Ya inerse?”.. sizin de işiniz zor valla ya…
5. Pantolon giymek bizim için fizyolojik olarak en az etek kadar rahattır.
6. Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değişmiyor.
7. Tuvalette sadece tavana değil, sağımıza solumuza herhangi bir ölçme-biçme endişesi duymaksızın bakınabiliriz.
8. “Gerçek mi, rol mü yapıyor?”
9. “Damsız Girilmez” bize bir şey ifade etmiyor…
10. Kırmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkması ya da bir aracın bizi sollaması hiçbir şey demek değildir.
11. İstediğimiz her yerde ve her koşulda ağlayabiliriz.
12. Bedensel hareketlerimiz vücudumuzdaki olası kasları belirginleştirecek diye bir zorunluluğumuz yok…
13. Vücudumuzda kas olacak diye bir zorunluluğumuz da yok hatta..
14. Kas gücü gerektirecek işleri zevkle yapacak birileri her zaman vardır…
15. Düğme, sökük vs. dikmek özel bir beceri gerektirmiyor.
16. Dünya yerle bir olsa önce kadınlar ve çocuklar!
17. “Yoktan var edilen” yapay bedenlerimize tapınacak bir karşı cins varken, kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarından sonuna kadar yararlanıyoruz…
18. Aşık oluyoruz… korkmadan.
19. Biraz göbek sevimli mi durur? .. hadi ordan!! siz hiç kalçalarımdaki yağlar beni çekici gösteriyor” diyen bir kadın gördünüz
mü? Asla dış görünüşümüzle ilgili yalan telkinlerle kendimizi kandırmaya çalışmayız.. rejim gerekiyorsa rejim… alla alla…
20. Tecavüze uğradığımızda cinsel tercihimizi değiştirmek zorunda değiliz…
21. Duygusal saçmalıklar adına kredi sahibiyiz… çiçek ve çikolata istiyoruz….
22. Evde, banyoda, kıl- tüy dökmeyiz…
23. Dokunduğumuz bedenin herhangi bir kısmından silikonlar fışkırma korkusu duymayız… genelde tabi!
24. Sünnet olmazlar…
25. Meslek grubunda “ev kadını” diye kebap bir seçenek var…
26. Birinden hoşlansak da “ilk adım atma kabusu”ndan muafız…
27. Evet, gelinlik 200.- $, smokin ise 100.-$.. ve her ikisini de sevgili damat ödüyor…
28. “3 dubleden sonra fecii sarhoş olurum” diyebiliriz rahatlıkla…
29. “Çirkin” kadın yoktur.
30. 50 yaşından önce hiçbir erkeğe seks için para ödemek zorunda değiliz.
31. 31 sayısı da sadece diğerleri gibi bir sayı…
32. Kısa boy mu? E topuklu ayakkabılar ne güne duruyor ki?
33. Yaşımız ne olursa olsun bir uçan balon taşıyabilir, pamuk helva ve elma şekeri de yiyebiliriz.
34. Her sabah traş olmak zorunda değiliz.
35. Bir gece hoş bir rüya görsek ertesi sabah pijamamızı kirliye atmamız gerekmez.
36. Genellikle istediğimizi almamız için söylememiz yeterlidir….
37. Bazen istemediğimizi söyleyerek de alırız.
38. Blue-jean’lerimizin muhtelif kısımları diğer taraflarına göre dengesiz biçimde beyazlamaz… ya da sararmaz…
39. Kızdığımızda birbirimizin anneleri, kızkardeşleri, ebeleri, dayıları ya da sülalesine dair cinsel taleplerimiz olmaz…
40. Ayakta kalmak(?) için 1,5 kaymaklı künefe yememiz gerekmiyor…
41. Bebeklik albümlerimiz sırtüstü çırılçıplak resimlerimizle dolu değil…
42. “Hadi amcalara göster..” şeklinde rezil bir çocukluk anımız da hiç olmayacak…
43. Uçan tekmelerle birbirimizin ağzını yüzünü kırdığımız sporlar yapmıyoruz…
44. Fiziksel güç iddiamız yok ama grip olunca da ölümcül birhastalığa yakalanmış gibi iptal olmuyoruz…
45. Silah… hiç iki kızın silahla oynarken birbirini vurduğunu duydunuz mu?
46. Horlamıyoruz…. ( halt etmişsiniz)
47. Az bildiğimiz bir şeyi çok anlatabiliriz.
48. Birbirimize, beklenmedik yıkıcı sonuçlar doğurabilecek, eşek şakaları yapma adetimiz yoktur.
49. Canımızın çektiği yemeği pişirir,kötü de olsa herkese yedirebiliriz.
50. Kerizi parasından ayırmada Allah vergisi bir yeteneğimiz vardır.
51. Sigaramızı yakacak birileri hep vardır…
52. Evde bozulan bir aleti, onarmaya çalışıp bir daha kullanılamayacak hale getirmek yerine tamirci çağırmak
rasyonalitesine sahibiz.
53. Tükürmeyiz…
54. Giysilerimizden o gün öğle yemeğinde ne yediğimiz anlaşılmaz.
55. Harika alyansımız asla kılların arasında kaybolmaz.
56. Estetik sanatların %90′ı kadından esinlenmiştir.
57. Ayaklarımız kokmuyor. ( yok ya )
58. “Erkek sözü” gibi ikna etmeye yönelik sıfatlar yaratmadık hiç… Yoksa verilen sözlerin tutulmaması gibi bir sorun mu var?
59. Övgü ve komplimanlar sadece ruhumuzu okşar geçer, ikna
etmeye yetmez… ya gururu okşanan bir erkek neyi reddeder ki?
60. Çapkınlıklarımızın ardından giysilerimizde, biz istemedikçe (mesela Monica L. istemişti!), deliller (ruj lekesi, sarı saç teli vs.)
bulunması ihtimali yok…
61. Toplum içinde organ düzeltme stresi..
62. Cep telefonumuzun sesi popomuzdan gelmez.
63. En sevmediğimiz insanlara bile, öyle gerekiyorsa eğer, yeterince dayanabiliriz.
64. Sevişirken sırtımız yere gelse de bu kazananın karşı taraf olduğu anlamına gelmez.
65. “Anneme gidiyorum” diyerek kapıyı çarpmak bize yakışan bir ayrıcalık…
66. Saçımızı boyayabiliriz… 20 yaşında bile…
67. Çığlık atabiliyoruz… sevinince, üzülünce, korkunca…
68. Aradığımız adresi, kaybolmadan önce sormayı düşünebiliyoruz…
69. Uzağa işeme, uzağa tükürme, yüksek sesle geğirme vb. karizma krikolarımız yok….
70. Askere gitmiyoruz..
71. Annelik duygusu… apayrıdır…
72. Sevgilimize, ağabey ya da babamıza ait gömlek, kazak, mont, T-shirt’leri giyebiliyoruz.
73. Bale, dans, ritmik jimnastik, buz pateni vb. uğraşlar edinmemiz cinsel tercihimiz hakkında tartışma yaratmaz….
74. Hayatımızın hiçbir döneminde kravat takmak zorunda değiliz…
75. Mücevherler bizim…
76. Yağmurda şemsiyesiz kalmayız.
77. Belli dönemlerimiz, cinayet bile işlesek hafifletici neden kabul edilir.
78. “Boşanmak istersek” tek celsede boşanırız.
79. “Boşanmak istemezsek” zengin bir dul oluruz.
80. Bir gün önce çıkardığımız çoraplarımızı evin altı üstüne gelmeden, üstelik de kimselere sormadan bulabiliyoruz.
81. Kol saatimizin aynı zamanda hesap makinesi, takometre, barometre, termometre ve radyo olması gerekmiyor.
82. Playboy Late Night, kırmızı nokta, Tutti Frutti vb. yüzünden uykusuz geceler geçirmiyoruz.
83. Özel günleri parmağımıza kırmızı iplik bağlamadan da hatırlayabiliyoruz…
84. “Kaaaave..”ye gitmiyoruz.
85. Trafik polisinin alkol vs. çevirmelerinden muafız…
86. İstemezsek hesap ödemeyebiliriz.
87. Yürürken ceplerimizden bozuk para, anahtar, çakmak vs. sesleri gelmez…
88. Gece eve bırakılırız…
89. Bulaşık makinesi karmaşık bir dünyadışı mekanizma değildir…
90. Geceyarısı yataktan sıvışıp, buzdolabının ışığında zeytinyağlı dolma, börek ve “hain köfte” yemiyoruz…
91. Ortalıktaki alakasız her türlü nesne ve sözcükten cinsel çağrışımlar çıkarıp günün 14 saatini seks düşünerek geçirmeyiz…
92. Kel olmuyoruz…
93. Toplu taşıma araçlarında nadiren ayakta kalırız.
94. Futbol mu? Bizim tuttuğumuz takım genelde kaybetmez…
95. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır…
96. Berberde kimse yüzümüzü 80 C kolonya ile ovuşturarak gözlerimizi yuvalarından uğratmıyor.
97. Bizim berberlerin koltuğa yaslanması ya da üzerimize abanması da gerekmiyor…
98. Para cüzdanımız bir süre sonra kavisli yuvarlak hatlı bir şekil almıyor.
99. Pantolon almaya çıkıp eve uçak maketi, uzaktan kumandalı araba, mini langırt masası vb. emtia ile dönmüyoruz.
100. Eh… bir de Brad Pitt hak ettik artık

Posted in Kahkaha | No Comments »
Nisan 25th, 2009

iLGiNÇ ZEKA TESTİ

Aşağıdaki soruları tam 1 dk. içinde yanıtlamaya çalış. Bir kağıt kalem al ve yanıtlarını not et ve her soruya bir defa bakmaya çalış. Oldukça ilginç bir zeka testi… :))

1. Bazı aylar 30, bazıları 31 çeker; kaç ayda 28 gün vardır?

2. Doktorunuz size 3 hap verir ve bunları yarımşar saat arayla almanızı tavsiye ederse, ilaçların tamamını bitirmeniz ne kadar sürer?

3. Gece saat sekizde yatıyorum ve yatarken guguklu saatimi sabah dokuza kuruyorum kaç saat uyurum?

4. 30′ u yarıma bölüp 10 eklediniz, kaç etti?

5. Bir çiftçinin 17 koyunu vardı. Sürüde salgın hastalık oldu,dokuzu ağır hastalandı, diğerleri öldü. Çiftçinin kaç koyunu var?

6. Sadece bir tek kibritiniz var, içinde bir gaz lambası, bir gaz sobası,ve birde mum bulunan karanlık ve soğuk bir odaya girdiniz… Önce hangisini yakarsınız?

7. Adamın biri dikdörtgen biçiminde ve her cephesi güney manzaralı bir ev inşa ediyor. Evi kocaman bir ayı ziyaret ederse bu ayı ne renk olur?

8. 3 elma vardı ikisini aldım. kaç elmam var?

9. Musa gemisine her hayvandan kaçar adet aldı?

10. Chicago’ dan hareket eden 43 yolculu bir otobüs kullanıyorsunuz. Pittsburgh’ da 7 yolcu binip, 5 yolcu indi. Cleveland’ da 8 yolcu indi,6 yolcu tuvalete gidip geldi ve 4 yeni yolcu bindi. 20 saat sonra Philadelphia’ ya vardığınızda şoförün adı neydi?

ŞİMDİ YANITLAR:
1. Hepsinde, tüm aylarda 28 gün vardır.
2. Bir saat
3. guguklu saatler gece gündüz ayrımı yapmadığı için 1 saat.
4. 70 eder, yarıma bölmek 2 ile çarpmak demektir.
5. 9 canlı koyun
6. Kibriti
7. Ayı beyaz olur. Evin her cephesi güneye baktığına göre bina kuzey
kutbundadır.
8. 2 elma
9. Sıfır, gemisine hayvan alan Nuh idi.
10. Şöför sizdiniz.

DEĞERLENDİRME:
10 doğru : Einstein seviyesi
9 doğru : Toplumla uyuşamayan psikolojisi bozuk vaka…
8 doğru : Mühendis
7 doğru : Üniversite öğrencisi
6 doğru : Lise öğrencisi
5 doğru : İlkokul öğrencisi
4 doğru : İlkokul öğretmeni
3 doğru : Lise öğretmeni
2 doğru : Üniversite Profesörü
1 doğru : Milletvekili
0 doğru : Vatandaş

Nisan 25th, 2009

Türk Yalanları:

Kalsaydınız bişeyler yerdik…

Vallaha sarıda geçtim memur bey…

Kazanmak önemli diil mühim olan yarışmaya katılmaktı…

Dünya ahiret bacımsın…

Şuan 65 milyon bizi izliyor…

Bu son sigaram…

Bütün kadınlar güzeldir…

İki saat kapıda bekledim, açan olmadı…

Seni düşünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi…

Sen bi de beni gençliğimde görecektin…

Ağlamıyorum… Gözüme bişey kaçtı…

Yemezsen arkandan ağlar…

Seni leylekler getirdi yavrum…

Akşama erken gelicem…

Bu aldığım en güzel hediye…

Bi oturuşta iki büyük devirirm…

Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için…

Ağzıma sigara sürmedim…

Ben almiyim rejimdeyim…

Eee ne zaman gidiyoruz içmeye?…

Kadınlar en çok kel erkeklerden hoşlanır…

İşim bitsin ben seni ararım…

Bir kez olsun yüzüm gülmedi…

Hayatımda hiç ilaç almadım…

İhraç fazlası bunlar…

O elinizdeki tek kaldı, başka yok…

Bi`tanem…

Seni Seviyorum…

Beni seçerseniz size…

Ben de tam seni arayacaktım…

Bi şey olmaz…

Ben eski yüzücülerdenim…

Bizi davet ettiler ama gitmedik…

Valla bu size çok yakıştı…

Senin annen bir melekti yavrum…

Bana yan bakan daha anasının karnından doğmadı…

Merak etme hayatım sekreterimi görsen çok çirkin….

Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alın teri…

Merhaba karıcım, mesai yeni bitti de…

Üzülme sevgilim evlenince anneni yanımıza alırız…

Evi boşaltın! Almanya`dan oğlum geliyor…

İki gözüm önüme aksın ki…

Kilolarımla barışığım ben böyle mutluyum!

Formu doldurun biz sizi ararız

Bu sene üniversite soruları çok basitti, keşke sınava girseydim…

Ben her bahar aşık olurum…

Gerçek aşkı sende buldum…

2 saat bekledim…Gelmedin!

Üşüyosan ceketimi alabilirsiniz…

Seni anlıyorum.

Hatırası var, bunu sana veremem…

Arkasından değil, burda olsa yüzüne de söylerim

Her bedene uyar bu…

Gol atmayı sevmiyorum.Asist yapmak daha çok hoşuma gidiyor.

Senin eline kimse su dökemez..

Öğretmenin vurduğu yerde gül biter

Şöyle bir arabam olsun milyarlarca borcum olsun…

Benim için önemli olan ruh güzelliği

Hediye olmasa inan verirdim.

Bi arkadaşa bakıp çıkıcam, istersen kimlik bırakayım…

Mektup gelmedi mi? Ama ben kendi elimle postaya attım…

Belki biraz sıktı ama hiç merak etmeyin kullandıkça açılır…

Kitaplarıma bir daha bakayım ama kitabı sana verdiğimden eminim…

Onun için bişeyler yapmayı çok isterdim… Ama malesef… Elimden bişey gelmez…

Sensizlik canıma tak etti…

Ben hiç yalan söylemem

Akşam elektrikler kesildi, dersimi yapamadım…

Bunun garantisi biziz abi…

Telefon şehirlerarasına kapalı

Ben zaten böyle olacağını biliyordum…

Bi kereden bişey olmaz.

Biz sadece arkadaşız.

Kuran çarpsın bu son sigaram

Son biletler bunlar

Hiç acıtmayacak.

Daha önce hiç kimseyi böylesine sevmemiştim.

Sizin mutluluğunuz bizim mutluluğumuz…

Sayısaldan para çıksa, önce kimsesiz çocuklara sonra da yaşlılara bağışlarım…

Haaa bi de okul yaptırırım…

Abi kızı görücen bi içim su…

Adem Bey şu an toplantıda… Kim arıyodu?

Sizden iyi olmasın bi arkadaşım vardı…

Kuru ekmek bana yeter… Yeter ki huzurum yerinde olsun…

Dış transferleri 15 gün içinde bitiricez….

Aradım… Çaldı çaldı açan olmadı…

Dünyanın en mutlu çifti olucaz…

Devletimiz güçlüdür……….

Failleri en kısa zamanda yakalanacak……

Enflasyon düşecek…….

Bu kış komünizm gelecek…….

Memuru enflasyona ezdirmeyeceğiz……

Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz……

Benim işçim, benim köylüm, benim memurum…

Nisan 25th, 2009

ARAPÇA FUTBOL TERİMLERİ

Krampon-ül deccal-u uryan: Futbolcu

Vaziyyet-ül velvele ve işgal-i cemaatiyye : Seyircinin sahayı işgali

Krampon-ül bela-i şeytan : İyi futbolcu (rakip takımdan)

Krampon-ül kabiliyye-i maşallah :İyi futbolcu (bizim takımdan)

Mühendis-i kürre-i hümayun : Teknik direktör

Gaflet-ü dalaletiye : Kendi kalesine atılan gol

Hakimiyyet-ül kürre : Top kontrolü

Krampon-ül deccal-uryan-ül kayb-ı kürre : Futbolcunun topu kaybetmesi

Serdar-i kuvva-ül kürre : Takım kaptanı

Asakir-i milliye-i devleti Osmaniyye : Türk milli takımı

Vaziyet-ül madara : Tarihi fark

Hezimet-ül Yarabbi şükür : Şerefli mağlubiyet

Şut-ul minare : Havadan atılan top

Zamane-i yekun-u kürre-i cihad : Topun oyunda kaldığı süre

Zamane-i fuzuliyye: Boşa geçen zaman

Bişerefiye-i tribün-ül sarih : Açık tribün

Cihad-ül kuvva-i milliye : Milli maç

Akibet-ül cihad ya seydi : Uzatma dakikaları

Vaziyyet-ül hararet : Karambol

Şeyh-ül divan-ül kürre-i hümayun : Futbol federasyonu başkanı

Ulema-i rezil-i rüsva: Spor yazarı

Cihad-ül reis-i cumhuriyye: Cumhurbaşkanlığı kupası

Cihad-ül vezir-i azam: Başbakanlık kupası

Vaziyyet-ül kalaba ve istif ül balık-ı numerra: Numaralı tribün

Muhafazzar-i kal’a: Kaleci

Asakir-i muhafazza-ül satıh : Defans oyuncusu

Veled-i rüzigar: Kanat oyuncusu

Asakir-i saha-ül merkeziyye: Orta saha oyuncusu

Cihad-i vallah-ül azim: Kavga

Müfreze-i krampon-ül bomba: Golcüler

Reis-ül tekke-yi kurre-i hümayuniyye: Klüp başkanı

Gariban-i umumiyye: Taraftar

Gariban-i gurbet: Gurbetçi taraftar

Defterdar-i cihad-ül kürriye: Hakem

Sancaktar-i hatt-ül saha: Yan hakem

Sur-ül düttürü: Hakem düdüğü

Sükun-u mahşer: Yenilen gol sonrası sessizlik

İsyan-ı garibaniyye: Kötü tezahürat

Tezahür-ü cümle-i cemaat: Toplu tezahürat

Reis-i imam-i cemaatiyye: Amigo

Ceza-i şerriyye aman yarabbi: Penaltı

Vaziyyet-ül hüzzam velakin Allahüm Rabbena ve İnşallah vaziyet-i zafer-i kuvva-i aliye şehr-i İstanbuliyye : 1 gol İstanbul’da turu getirir mi ?

La havle ve la kuvvete: Yenilen gol

Darbe-i müstehcen: Elle oynamak

Darbe-i abes:Faul

Taaruz-u aleyküm selam: Kontra atak

Cenazetü’l mefta-i kürre: Ölü top

Şut-ül hürriyet: Frikik

Taaruz-u fevkal beşer: Mükemmel atak

Ferman-ı kehribar: Sarı kart

Ferman-i ahmer: Kırmızı kart

Taaruz-ül beleş: Ofsayt

Kabe-i hürriye-i hümayuniyyeh şahane: Stadyum

Divan-i krampon-ül deccal-i üryan-ül mafiş kaabiliyyet: Yedek kulübesi

Hareket-ül rabiya-il kusuriyye: 9 kusurlu hareket

İblis-i vesvese: Basın

Akibet-ül hüzzam : Elenme

Arafat-ul safha: Devre arası

Musabaka-i hicret-ul gurbet: Deplasman

Nisan 25th, 2009

ÇOK ESPRİLİ MİLLETİZ

Alo 184 Sağlık Danışma Hattı’nda Göze batan sorular :

Sağlık Bakanlığı’nın ‘Alo 184 Sağlık Danışma Hattı’na gelen ilginç sorular ve şikayetler, bakanlık yetkililerine bazen zor anlar yaşatırken, zaman zaman da güldürüyor

Bakanlık Halkla İlişkiler Birimi’nden alınan bilgiye göre, vatandaşların sağlıkla ilgili yaşadıkları sorunlara çözüm üretmek amacıyla Türkiye genelinde yaygınlaştırılan ‘Alo 184 Sağlık Danışma Hattı’na, her gün yüzlerce şikayet, istek ve soru iletiliyor. Hattı arayanların bir kısmı, doktorlar ve diğer sağlık personeli hakkında şikayetlerini dile getirirken, bazıları da özel sağlık sorunlarına ilişkin sorular soruyor.

Hatta gelen talep ve soruların bazıları şöyle:

-”Cinsiyetimi değiştirmek istiyorum, yardımcı olabilir misiniz?”

-”Viagra’yı nasıl kullanayım?”

-”Kızlık zarı nasıl bozulur?”

-”Sivilcelerim nasıl geçer?”

-”Eşimle görüştürmüyorlar, beni en azından telefonla görüştürün”

-”Bakanlık bünyesinde görev yaparken, geçici olarak görev yerim değiştirildi, eski görevime geri dönmek istiyorum.”

-”Ablamın kızı nişanlandı, küs olduğumuz için beni nişana çağırmadılar. Şimdi damatla tanıştırmak istiyorlar, sizce ne yapayım, tanışayım mı?”

-”Adetlerim uzun sürüyor, nasıl kısaltabilirim?”

-”Cinsel sorunlarım var, ne yapayım?”

-”pastane kirli dondurma satıyor”

-”Kaçak et kesimi yapılıyor”

-”Zeka testini nasıl yaptırabilirim?”

-”Sigarayı bırakmak istiyorum, nasıl yardımcı olabilirsiniz?”

-”Aldığımız patates cipsinin içinden yabancı madde çıktı”

Nisan 25th, 2009

BURASI TÜRKİYE OLURMU OLUR!

1)Ayni sirkete ait iki otobüs yolda karsilasti, söferler ellerini birakip selamlastilar 52 kisi öldü. (MUGLA)

2)Odun kesmek için agaca çikan adam Nasreddin Hoca fikrasinda ki gibi oturdugu dali kesince dalla birlikte yere çakildi. Hastahanede öldü.(ANTALYA)

3) Bir anne yagmur girmemesi için bacayi tikadi duman çikamayinca evin içine karbonmonoksit gazi doldu.Anne ve bir oglu öldü, 3 yavru komada.(ISTANBUL)

4) Asabi çoban ot yemeyen koyunu tüfegin dipçigiyle dövmeye basladi. Tüfek ates aldi çoban öldü.(BITLIS)

5) Otlayan iki koyun evin önündeki kumu dagitti. Koyunlarin sahibi aile ile kumun sahibi aile birbirine girdi.5 kisi öldü.

6)Duvari yikip iki odayi tek oda yapmak isteyen adam isi abartti. Duvar için kazma yerine dinamit kullandi. Mahalleyi havaya uçurdu, yaralandi.(LÜLEBURGAZ)

7)Saskin köylü 3 katli evin terasinda buzagi beslemeye basladi. Buzagi bir süre sonra 250 kiloluk dev bir inek oldu. Inegi vinçle indirdiler.( ISTANBUL)

8)Kurban Bayraminda beraber deve kesmeyi planliyan 2 aile arasinda çikan tartisma sonucu jandarmanin aldigi karara göre deve 2 ye bölündü.(AGRI)

Nisan 25th, 2009

TÜRKİYE AVRUPA BİRLİĞİNE GİRERSE AVRUPADA NELER YAPAR

1.. Serbest dolaşım çıkar . İyi bir eğitimi ve geçerli bir işi olmayanların hepsi (İpini koparanlar) çil yavruları gibi Avrupa’nın dört bir yanına dağılır .
2.. Hide Park’ta Türk usulü piknik yapar. (5 aile, 28 çocuk, kamyon, kebap, rakı, çiğ köfte, pijama, atlet, ip, top, tüp, çaydanlık, buz kabı, karpuz, tavla, okey, haşlanmış yumurta ve patates, pet şişe, naylon poşet, arabesk, gürültü ve kavga)
3.. Versailles Sarayının önünde seyyar satıcılık yapar.(Salatalık, lahmacun, simit v.s.)
4.. Wembley stadyumunun girişinde seyyar köfteci açar.
5.. Çocuklar trafik ışıklarında cam siler, mendil satar.
6.. Metro istasyonu girişlerinde kokoreç yapıp satar. Sakatat yasağını takmaz. Kolluk kuvvetlerinden koşarak kaçar. Kaçamazsa rüşvet vermeye çalışır.
7.. Lourvre müzesinde kapkaççılık yapar.
8.. Chapms Elises Bulvarı’nda düğün konvoyu yapar.
9.. Çeşitli alanlarda mafyalar oluşturur. Devlet arazilerini Türklere satar.
10.. Mafyadan aldığı arazilere gecekondu yapar. Gecekondularda inek, koyun, tavuk ve kaz besler. Kurduğu mahalleyi kurtarılmış bölge ilan eder.
11.. Yere tükürür. Kendini uyaran vatandaşı döver. Yakalandığında ise polise sürekli “abi !” diye hitap eder.
12.. Galatasaray Avrupa kupalarında başarı elde ettiğinde kutlama konvoyu yapar. Havaya ateş açar ve birkaç Avrupa vatandaşı için “Kim vurduya” tur ayarlarlar.
13.. Sanki asırlardır oradaymış da diğerleri yeni gelmiş ve kendisini rahatsız ediyormuş gibi davranır.
14.. Bir fast food’da yanındaki kız arkadaşına baktığından şüphelendiği adamı döver.
15.. Yenebilecek her şeye içinde domuz eti oluğu şüphesiyle bakar.
16.. Avrupalı tüm kadınlara şırfıntı gözüyle bakar ve günde 25 kadına sarkıntılık eder. Sonunda Avrupalı zannettiği bir Türk kızının ağabeylerinden dayak yer. Yaraları iyileştikten sonra aynı kızla çıkmaya başlar.
17.. Kızlar bir Avrupalı ile evlenebilmek için kırk takla atar. Babaları izin vermeyince evden kaçar. Babaları polisi arar. Kız 18 yaşından büyük olduğu için polis babayı pek sallamaz. Baba kendi işini kendi görmek ister ve herifin kardeşini öldürerek kan davası çıkarmaya çalışır.
18.. Arabasıyla caddelerde turlarken İbo’nun kasetini yüksek sesle çalarak kız tavlamaya çalışır.
19.. Evde bulgur pilavıyla beslenmeye çalışır ve tüm imkanlarını bir Mercedes sahibi olmak için seferber eder.
20.. Türkiye’ye gelip geri dönerken bir minibüs dolusu besin maddesi götürür. Sucuk ve pastırmaları halk sağlığına aykırılığı nedeniyle gümrükte terk eder. Terk etmeden önce iki saat süreyle arbede çıkarır.
21.. Seyyar lahmacun sattığı mahalleye servis yapan pizza dağıtıcısını döver. Olaya polis karışırsa başka bir gün tüm aşiretiyle gelip pizza dükkanını dağıtır.
22.. Kurban bayramlarında kamuya ait yerlerde kurban keser. Kan gövdeyi götürür.
23.. “Yok canım abarttın. Şu anda yurt dışında olanlar bu saydıklarının çoğunu yapmıyorlar ki” diye milletini savunanlar, o günler geldiğinde Türklerin Avrupa’da kanun, kitap dinlemeyecek kadar çoğunluk olacağını göz ardı ederler.
24.. Türkiye’nin nüfusu 16 milyona İstanbul’un nüfusu 1 milyona düşer. Refah seviyesi ve toplumsal kalite son haddine kadar yükselir. Kimse kimsenin malına, namusuna yan gözle bakmaz. Türkiye’de kalmış olanlar, dini bayramlarda ve yaz tatillerinde Avrupa’ya kaçarak Türkiye’nin sakinleşmesini beklerler.
25.. Türkiye’de eğitim seviyesi %98 üniversite düzeyine yükselir. İşsizlik kalmaz. İşçi ithaline başlanılır. Çevre kirliliği sıfıra düşer. Sanat ve kültür yurdun her köşesine yayılır. Arabesk sanatçıları iş alanlarını Avrupa’ya kaydırır. Turizm patlar.
26.. Ülkemiz temiz, sakin ve yaşanası bir memleket olur. Siyasi tartışmalar konuşma platformunda kalır.
27.. Hayal gücü iyi çalışan okuyucular bir bu kadar daha madde üretir.

Yaaa ! Dostlar . İşte böyle . Bundan sonra kimse “Biz Müslüman bir ülkeyiz; Avrupalılar bu yüzden bizi AB’ne almıyorlar” ya da “Türkiye’de demokratikleşme sağlanamadı; onun için giremiyoruz AB’ne” savunmalarını yapmasın . Çünkü alakası yok . İşte yukarıda sayılan maddeler yüzünden giremiyoruz AB’ne. Onlar yeni bir İstanbul olmaktan korkuyorlar . Kendi milletini tanımayan bazıları da hemen işi siyasi ve dini nedenlere dayandırıyorlar. “Yahu bir beceremediler şu AB’ne girmeyi” diye siyasetçileri suçluyorlar. Zavallı siyasetçi ne yapsın. Eldeki malzeme bu. AB’ne girer miyiz, girmez miyiz bilinmez ama fırsat bu fırsat, Avrupalılar Türkiye’deki bazı aksaklıkları gidermek için türlü şartlar sürüyorlar ortaya. Devlet seviyesinde çözülmesi gerekenlere eyvallah. Elbet çözülür ama ya bireyler ? Yani yukarıda anlatılanlar. Onu çözecek babayiğit ne Türkiye’de var ne Avrupa’da. Yoksa AB adam olana çocuk oyuncağı

Nisan 25th, 2009

Trabzon´un eski stoperi için Porto ile büyük ölçüde anlaşmaya varan Galatasaray Yönetimi, Sırp futbolcunun menaceri Bachmann´la da anlaşmak üzere…

Galatasaray’da transfer harekatı hız kazandı. Yeni sezonun kadrosunu şimdiden kurmaya karar veren Sarı-Kırmızılılar’ın son olarak Porto’da forma giyen Milan Stepanov’u listesine aldığını dün tüm Türkiye’ye duyurmuştuk. Transfer görüşmelerinde yeni gelişmeler olduğu öğrenildi. Porto ile büyük ölçüde anlaşma sağlayan ve 2.5 milyon Euro civarında bir bonservis bedeline el sıkışmaya hazırlanan yöneticiler, Sırp stoperin menaceri Adrian Bachmann’la da bir araya geldi. Bachmann’la yapılan ilk görüşmeden olumlu sonuç alındığı, finansal konuların ve kontrata dair şartların ise birebir yapılacak toplantıdan sonra netleşeceği belirtildi.

İki sezonda 9 maçı var
Trabzonspor formasını 2006/2007 sezonunda giyen Milan Stepanov, ortaya koyduğu müthiş performansla Avrupa devlerini peşine takmış ve Porto’ya transfer olmuştu. Ancak 26 yaşındaki futbolcu yeni takımında çok zor günler geçirdi. Yıldız oyuncu iki sezonda Porto formasını sadece 9 kez giyebildi. Stepanov’un artık ilk 11’de oynayabileceği bir takıma gidebilmek için Galatasaray’ın teklifine son derece sıcak baktığı kaydedildi.

Nisan 25th, 2009

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu’nun bugünkü toplantısında, aday olup olmayacağını açıklayacak olan Başkan Aziz Yıldırım, bu fikrinden vazgeçti. Sarı-lacivertlilerin başkanının, kongreye az bir zaman kala kararını bildireceği ifade edildi

Fenerbahçelilerin merakla beklediği, “Aziz Yıldırım’ın aday olup olmayacağı” konusu, yeniden rafa kalkıyor. Bundan önceki Yüksek Divan Kurulu toplantısında, bu konudaki kararını, nisan ayındaki bu kongrede açıklayacağını duyuran Yıldırım’ın, süre kazanmak için bu fikrinden vazgeçtiği ve kongreye az bir zaman kala kararını açıklayacağı belirlendi.
Yeni Divan Başkanı’nın seçileceği toplantıda muhalefet, futbol takımının bu sezonki başarısızlığı nedeniyle Yıldırım’a yüklenmeye hazırlanırken, söz hakkı konusunda tartışmaların çıkması bekleniyor. Şimdiki başkan Yüksel Günay’ın tek başına aday olması beklenen toplantıda, Başkan Yıldırım taraftarı divan üyelerinin bir önerge vererek, kürsüden konuşma yapılmamasını isteyeceği öğrenildi. Muhalefetin buna karşı çıkacağı ve özellikle Başkan Aziz Yıldırım’ı yoğun bir eleştiri bombardımanına tutacağı vurgulandı.
Saat 10.30’da Faruk Ilgaz Sosyal Tesisleri’nde başlayacak olan kongrede Yüksek Divan Kurulu Başkanlığı için son dakikaya kadar başka bir adayın çıkabileceği belirtildi.

Duayenlerden devam çağrısı
Fenerbahçe Kulübü’nün önde gelen isimleri, Başkan Aziz Yıldırım’ın yeniden aday olmasını istediler. Sarı-lacivertlilerin duayenlerinden Faruk Ilgaz, Şenes Erzik, Güven Sazak, Lefter Küçükandonyadis ve Tahsin Kaya gibi isimlerin başı çektiği grup, Yıldırım’ın devam etmesi gerektiğini belirttiler. Ancak, kulübün sitesinde yayınlanan bu görüşlerin arasında karşıt hiçbir düşüncenin bulunmaması dikkat çekti. Eski yönetici Hakan Bilal Kutlualp, sitenin Aziz Yıldırım’ın kişisel sitesi gibi kullanıldığını iddia etti.